Ahmet Semih Mümtaz

Ahmet Semih Mümtaz’ın Hayatı ve Hatıralarına Dair Yazılarında “Semih Mümtaz S.” imzasını kullanan Ahmet Semih Mümtaz, on dokuzuncu yüzyılda Osmanlı bürokrasisinde önemli görevlerde bulunmuş devlet adamları yetiştiren ve “Mümtazefendiler” olarak tanınan Eğin kökenli bir ailenin mensubu olarak 1879 yılında İstanbul Nişantaşı’nda doğdu. 

Babası, Takvim-i Vekayi Nâzırlığı, Beyrut, Bursa valilikleri, İstanbul şehreminliği görevlerinin yanı sıra Damad Ferid’in sadrazamlığı döneminde kısa bir süre Dâhiliye Nâzırlığı da yapmış olan Reşid Mümtaz Paşa (1856-1924); annesi Çerkez asıllı Şadıfeza Hanım’dır. 

Büyükbabası, Sultan Abdülaziz döneminde Evkaf, Adliye ve Maliye Nâzırlıklarında bulunmuş Eğinli Hacı Mustafa oğlu Ebubekir Mümtaz Efendi’dir (Öl. 1870). İlköğrenimini Nişantaşı’nda mahalle mektebinde tamamladı. Şehzadebaşı’ndaki Numune-Terakki Mektebini bitirdikten sonra Mülkiye İdadisi’nde okudu. Özel hocalardan ders aldı; bir yandan da devlet işlerinde tecrübe sahibi olmak için babasının yanında çalıştı. Genç yaşta Babıâli Divan-ı Hümayun Mühimme Kalemi kâtipliğiyle memuriyete başladı. 1898 yılında babasının Beyrut valiliği görevi sırasında, bu vilayetin Mektubî kaleminde bulundu. 1899-1905 yılları arasında Âmedî-i Divan-ı Hümayun Hülefalığı’nda çalışan Ahmet Semih Mümtaz 1908 yılında memuriyet hayatına veda etmeden önce, kısa bir süre de Şura-yı Devlet Mülkiye Dairesi azalığı yaptı. Sultan II. Abdülhamid’in itimat ettiği adamlarından olan kayınpederi İzzet Holo Paşa’nın 1908 Meşrutiyeti sonrasında, İttihatçıların tehditlerinden çekinip Fransa’ya kaçmasıyla Ahmet Semih Mümtaz da eşi ve çocuklarıyla Nice’e yerleşti. Birinci Dünya Savaşı sırasında bulunduğu Cenevre’deki yükseköğrenim yılları hariç (1914-1918), zaman zaman Türkiye’ye gelmiş olmakla beraber, 1937 yılına kadar Fransa’nın Paris ve Nice şehirlerinde ikamet etmiştir. Bu yıllarda hangi işle meşgul olduğunu bilemiyoruz. Yalnız Avrupa yıllarına ait hatıralarından bohem bir yaşantı içinde olduğu izlenimi edinmekteyiz. Fransa’da ikameti sırasında 1909 yılından itibaren Sabah, Peyamısabah, İkdam gazetelerindeki yazılarıyla basın hayatına atılan Ahmet Semih Mümtaz, 1912 ile 1937 yılları arasında Tanin gazetesinde Avrupa mektuplarını yazdı. Bu dönemdeki yazılarında bazen kendi adını, bazen de oğlunun ismi olan “Nureddin Mümtaz” müstearını kullandı. 1937 yılından itibaren Hürses, Cumhuriyet, Akşam, Yeni Sabah, Yeni Halk, Birlik, Son Saat, En Son Havadis, Resimli Tarih Mecmuası, Türk Tütünü, İnkılapçı Gençlik, Edebiyat Âlemi gibi gazete ve dergilerde “Evvel Zaman İçinde”, Refik Halit Karay’ın çıkardığı Aydede mecmuasında “Aklımda Kalanlar” üst başlıklarıyla hatırat türünden yazılar kaleme aldı. 1941 yılında Her Kalem adlı cep gazetesini çıkardı.[3] Şairlik yönü de bulunan Ahmet Semih Mümtaz’ın bazı şiirleri babası Reşid Mümtaz Paşa’nın mühürdarlığı görevinde de bulunmuş Lemi Atlı tarafından bestelenmiştir. 1906 yılında İzzet Holo Paşa’nın kızı Seniye Abed hanımla evlenen Ahmet Semih Mümtaz’ın bu evlilikten Nureddin, Zeynep ve Vicdan adlarında üç çocuğu olmuştur. Gazeteciler Cemiyeti’ndeki dosyasında yabancı dil olarak “Arapça, Farsça, Fransızca ve biraz da İngilizce bilmektedir” kaydı vardır. İstanbul Belediyesi Meclisi azalığı, vefatından evvelki son resmî göreviydi. Ölümü son olarak çalıştığı Son Saat gazetesinde şu ilanla duyurulur: “Gazetemizin yazı ailesinden ve merhum Reşid Mümtaz Paşa’nın oğlu, Seniye Abed’in eşi, Nuri Mümtaz, Zeynep Aslan, Vicdan Bursbey’in babaları, Ulviye Seyfeddin, Salih Mümtaz’ın ağabeyleri, belediye meclis azası Semih Mümtaz Beyefendi kısa bir hastalıktan sonra Allah’ın rahmetine kavuşmuştur. Cenazesi 28 Nisan 1956 cumartesi günü öğle namazından sonra Teşvikiye Camii’nden kaldırılarak, Feriköy aile kabristanına defnedilecektir. Kıymetli arkadaşımıza Allah’tan mağfiret, kederli ailesine başsağlığı dileriz.”[4] Ahmet Semih Mümtaz’ın uzun yurtdışı ikametinden dönüş tarihi olan 1937’den sonra gazetelerde yazdığı hatıralardan derlemiş olduğu iki kitabı yayınlanmıştır. Konuları itibariyle oldukça dağınık derlemeler olduğu göze çarpan bu eserler şunlardır: 1. Hatıralar, Türkiye Yayınevi, Canlı Tarihler Dizisi, İstanbul, 1944. 2. Tarihimizde Hayal Olmuş Hakikatler, Hilmi Kitabevi, İstanbul, 1948. 3. Sultan II. Abdülhamid ve Zamanı, Kapı Yayınları, Hazırlayan: İsmail Dervişoğlu, İstanbul 2008. 4. Evvel Zaman İçinde İstanbul Ramazanları, Kurtuba Kitap, Hazırlayan: İsmail Dervişoğlu, İstanbul, 2009. Semih Mümtaz’ın gazetelerde ve dergilere kalmış bizim tespit edebildiğimiz binden fazla yazısı mevcuttur. Yakın tarihi aydınlatıcı birçok bilgi ve hatırayı içeren bu yazılarda müellif, Sultan II. Abdülhamid dönemi sosyal ve siyasi olaylarını; devlet adamlarını; döneminin İstanbul ve taşra yaşantısını; eski İstanbul’un ve Boğaziçi’nin unutulan taraflarını, mekânlarını; Paris ve Nice’de yaşadığı yılları; Cenevre’deki talebelik hatıralarını, oradaki Türk öğrencileri ve kurdukları cemiyetleri; Cumhuriyet sonrası İstanbul’un dertlerini dile getirir. Bir kısım yazıları ise musiki ve tiyatro eleştirisi niteliğindedir. Elinizdeki kitap Ahmet Semih Mümtaz’ın eski İstanbul’un konak yaşantısına ait hatıra ve izlenimlerine ait yazılarının derlenmesinden oluşmuştur. Bugün artık tarihe karışıp hayal olmuş eski konaklardaki üç kuşağı bir arada tutan gelenekler, harem ve selamlık anlayışı; kadın ve çocukların dünyası; eski İstanbul’daki ünlü paşa konakları; buralarda yaşayan rical-i devletin, şakaları, değişik alışkanlıkları gibi hususi hayatlarıyla ilgili bilinmeyen tarafları; eski Boğaziçi’ni süsleyen şimdi bir kısmı yıkılıp gitmiş yalılar; Çamlıca ve Kadıköy taraflarındaki köşkler, akıcı ve hoş bir anlatımla okuyucuya sunulur. Ahmet Semih Mümtaz değişik zamanlarda yazdığı hatıralarında bazı konuları hemen hemen aynı ifadelerle tekrar yazmıştır. Biz kitabı yayına hazırlarken yazarın tekrar yazılarından en genişini kitaba almayı tercih ettik. Birkaç yazının da tekrar ifadeler olmasına rağmen içerdiği bilgiler itibariyle kitaba alındığını belirtelim. Yazarın diline müdahale etmedik. Günümüz genç okuyucuları tarafından anlaşılması zor kelimelerin karşılığını sayfa altlarında gösterdik. Son olarak metnin kitaplaşmasındaki katkılarından dolayı Ahmet Semih Mümtaz’ın torunlarından, büyükbabasıyla aynı adı taşıyan Sayın Ahmet Semih Mümtaz’a ve Melekşah Aslan Hanımefendi’ye teşekkürlerimi arz ediyorum. 

İsmail Dervişoğlu Bulgurlu, 2009

Yorumlar

Popüler Yayınlar